ANAMUR’UN ÇÖP VE HAFRİYAT SORUNUNA ARTIK DUR DENİLMELİ
Saygıdeğer okurlarım,
Gün geçmiyor ki sosyal medyada Anamur’un bir başka noktasından çöp, hafriyat ya da tarımsal atık görüntüleriyle karşılaşmayalım.
Bugün bir dere kenarı, yarın bir yol güzergâhı, ertesi gün başka bir boş alan…
Özellikle Dragon Çayı ve Sultan Çayı çevresinde ortaya çıkan görüntüler artık münferit bir çevre kirliliğinin çok ötesine geçmiş durumda. Bu bölgeler, ne yazık ki bazı kişiler tarafından adeta çöp ve hafriyat döküm alanı olarak kullanılmaya başlanmış.
Oysa Anamur, sahip olduğu doğası, sahilleri, dereleri ve tarımsal üretimiyle Türkiye’nin en özel ilçelerinden biri. Muz denildiğinde ülkemizde akla gelen ilk yerlerden biri Anamur. Ancak muz üretiminden ortaya çıkan bitkisel atıkların gelişi güzel çevreye bırakılması da yıllardır ilçemizin önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor.
Her seçim döneminde benzer sözleri duyuyoruz.
“Muz atıkları değerlendirilecek.”
“Organik gübreye dönüştürülecek.”
“Ekonomiye kazandırılacak.”
“Hafriyat döküm alanları oluşturulacak.”
“Kaçak dökümlerin önüne geçilecek.”
Peki sonuç?
Bugün geldiğimiz noktada sosyal medyada gördüğümüz manzara ortada.
PLAKA BELLİ, ARAÇ BELLİ; PEKİ CEZA NEREDE?
İşin düşündürücü tarafı ise şu:
Vatandaş artık yalnızca çevre kirliliğinin fotoğrafını çekmiyor. Çöp veya inşaat atığı döken araçları plakalarıyla birlikte görüntülüyor, sosyal medyada paylaşıyor ve açıkça yetkililere ihbarda bulunuyor.
Yani bazı olaylarda araç belli, plaka belli, yer belli, tarih belli.
O halde sormak gerekiyor:
Bu araçlarla ilgili hangi işlem yapıldı?
Kaç kişiye ceza kesildi?
Kaç araç hakkında idari yaptırım uygulandı?
Kaç kişi çevreyi kirlettiği için cezalandırıldı?
Yıllardır benzer görüntüler kamuoyuna yansıyor. Ancak bugüne kadar “Şu kişiye şu kadar ceza kesildi, şu araç hakkında işlem yapıldı” şeklinde caydırıcı ve kamuoyuna örnek olacak açıklamalara çok sık rastladığımızı söylemek mümkün değil.
İşte asıl sorun da burada başlıyor.
Vatandaş şunu görmek istiyor:
Çevreyi kirleten yaptığıyla kalıyor mu, yoksa gerçekten cezalandırılıyor mu?
DENETİM BU KADAR ZOR OLMAMALI
Kaçak döküm yapılan alanların büyük bölümü zaten biliniyor.
Dragon Çayı’nın hangi noktalarının kullanıldığı biliniyor.
Sultan Çayı çevresindeki sorunlu bölgeler biliniyor.
Hafriyat ve çöplerin bırakıldığı güzergâhlar büyük ölçüde biliniyor.
O halde yapılması gereken de aslında çok karmaşık değil.
Yetkili kurum hangisiyse, belediyesiyle, ilgili kamu kurumlarıyla ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle koordinasyon sağlayarak bu bölgelerde düzenli denetimler gerçekleştirilebilir.
Gerekirse belirli noktalara kamera sistemleri kurulabilir.
Kaçak döküm yaptığı tespit edilenlere de mevzuatın öngördüğü en ciddi yaptırımlar uygulanabilir.
İnanıyorum ki birkaç kişiye gerçekten caydırıcı cezalar uygulanıp bunlar kamuoyuyla paylaşılırsa, Anamur’da bu haber çok kısa sürede yayılır.
İnsanlar da “Nasıl olsa kimse bir şey yapmıyor” düşüncesiyle hareket edemez.
Çünkü çevreyi korumada yalnızca uyarı yetmez.
Denetim ve yaptırım da gerekir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka önemli nokta daha var:
Kurallar herkese eşit uygulanmalıdır.
“Bu bizim tanıdığımızdır, şu kişinin yakınıdır, buna işlem yapmayalım” anlayışı varsa hiçbir denetim sistemi başarılı olamaz.
Suçu kim işlerse işlesin, kim olduğuna bakılmaksızın aynı yaptırımla karşılaşmalıdır.
Devletin ve yerel yönetimlerin gücü de zaten buradan gelir.
BU PİSLİK SONUNDA DENİZE GİDİYOR
Saygıdeğer okurlarım,
Dragon Çayı ve Sultan Çayı çevresine dökülen çöpler yalnızca bırakıldıkları yerde kalmıyor.
Yağmurla, rüzgârla ve akan suyla birlikte bu atıkların önemli bir kısmı sonunda denize ulaşıyor.
Peki o denizde kim yüzüyor?
Biz yüzüyoruz.
Çocuklarımız yüzüyor.
Torunlarımız yüzüyor.
Yaz aylarında binlerce insan Anamur sahillerini kullanıyor.
Dolayısıyla dere kenarına bırakılan bir çöpü yalnızca “görüntü kirliliği” olarak değerlendirmek büyük hata olur.
Bu aynı zamanda denizimizin, toprağımızın ve yaşam alanlarımızın kirletilmesidir.
Anamur’un doğası bize miras kalmadı.
Biz onu çocuklarımızdan emanet aldık.
Bu nedenle yalnızca yetkililere değil, bütün Anamur halkına görev düşüyor.
Çöpümüzü doğaya bırakmamalıyız.
Hafriyatımızı dere kenarına dökmemeliyiz.
Tarım atıklarımızı gelişi güzel çevreye atmamalıyız.
Böyle bir durumu gördüğümüzde de “Beni ilgilendirmez” dememeli, ilgili kurumlara bildirmeliyiz.
Ancak vatandaş görevini yaptığı kadar yetkililer de görevini yapmak zorunda.
Vatandaş görüntüyü çekiyor, plakayı tespit ediyor, ihbarını yapıyorsa bundan sonrası yetkili kurumların sorumluluğundadır.
Artık Anamur’da çevreyi kirletenlerin gerçekten cezalandırıldığını görmek istiyoruz.
Çünkü bugün müdahale etmezsek yarın çok daha ağır bir çevre sorunuyla karşı karşıya kalabiliriz.
Gelin, doğamızı birlikte koruyalım.
Çocuklarımıza çöplerle, hafriyatlarla ve kirlenmiş derelerle dolu bir Anamur değil;
temiz denizi, temiz dereleri ve yaşanabilir doğasıyla güzel bir Anamur bırakalım.
Sayın yetkililerin de bu sese kulak vermesini ve gerekli tedbirleri gecikmeden almasını temenni ediyorum.
Saygılarımla,
Ahmet DOĞAN
Harita ve Kadastro Mühendisi
02.09.2026 / ANAMUR

















Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.